Antik Mısır ve Mezopotamya’da tanrıları ve kralları ölümsüzleştiren statik formlarla başlayan süreç; Antik Yunan ve Roma döneminde insan anatomisinin, hareketin ve duyguların kusursuzca işlendiği altın çağına ulaşmıştır.
Rönesans ile Michelangelo ve Donatello gibi ustaların elinde doğallığın zirvesini yaşayan heykel, 20. yüzyılda soyutlaşarak geleneksel formların dışına çıkmıştır. Günümüzde modern kompozit malzemeler ve mühendislik imkânlarıyla sınırları zorlayan bir ifade biçimine kavuşmuştur.